|
Sanatçı Nur Haktan AYDOĞDU
Öncelikle sizi biraz tanıyalım, kimdir Nur Haktan?
1987 yılında Bayburt Merkez Karasakal Mahallesinde doğdum. 1993 yılında Ailemle birlikte İstanbul'a göç ettim. İlkokulu, Yıldıztepe İlköğretim Okulu'nda, Liseyi ise Bağcılar Lisesi'nde bitirdim. İstanbul'da kalıp bir yandan sanat faaliyetlerini devam ettirebilmek için Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi'ni tercih ettim.
İlköğretim yıllarındaki şiir kulübü faaliyetleri, çeşitli irili ufaklı sahnelerdeki piyesler ve yerel bir radyoda kısa süreli Radyoculuk deneyimlerim bu camiada gösterdiğim ilk çalışmalar oldu.
Lise yıllarında dikkat çeken en önemli çalışmalarım ise, Haftalık
olarak çıkardığım Tohum Gençlik Mecmuası, profesyonel tiyatro ekipleri
ile gerçekleştirdiğim tiyatro faaliyetleri, münazara birincilikleri,
İstanbul İstiklâl Marşı Güzel Okuma Birinciliği ve benzeri tarzda şiir
okuma yarışması birincilikleri, Ramazan ayı etkinliklerinde çeşitli
sahne programları, yerel ve ulusal yayın kuruluşlarında radyoculuk
deneyimleri, Öğrenci Meclisi Başkanlığı gibi birbirini destekleyen,
farklı dallarda çalışmalarım oldu. Lise yıllarından sonra da aynı
minvalde fakat daha geniş tabanda gayretlerim devam ediyor.
Özellikle okul yıllarını bizimle paylaştın. Okuldayken nasıl bir öğrenciydin?
Zayıfı olmayan tembel tenekeydim. Öğretmenlerim ve öğrenci
arkadaşlarımla diyalogum oldukça iyi idi. Derslerden çok okulun ve
Milli Eğitim'in sanat faaliyetleri ve okuma kulübü faaliyetleri ile
uğraşıyordum.
TV'de çocuk programınız vardı. Devam ediyor mu?
2 yıl kadar devam ettim. Şu an nadas döneminde. Yeniden aynı kanal mı
olur; yoksa farklı bir tarzda değişik bir kanal mı olur bilemiyorum.
Nasip.
TV hariç yaptığınız bir iş var mı?
Özgeçmişimde TV'den çok radyocu yönümden bahsettim. Kendimi de bu
şekilde tanımlıyorum. Çocuk programları, anlatılar, konuklu sohbet
tarzında hazırlayıp sunduğum programlar devam ediyor. Aynı zamanda
Lâlegül FM'de mesai olarak da çalışıyorum. Radyonun dışında sahne
performansları, sunum ve yeni albümle birlikte konserler, geleneksel
temâşâ sanatı çalışmaları içerisindeyim.
Çok üzerinde duramasam da uzun zamandır grafik tasarım çalışmaları yapıyorum.
Yeni çıkan albümünüz hayırlı olsun. Çıkış hikâyesini anlatır mısınız?
Albüm çıkarma niyetim yoktu. Çocuk programcısı olduğumdan sahne, radyo
ve TV'de kullanabilecek kendime ait çalışmalarım olsun dedim.
İnsanların bildiği, sevdiği, anısı olan şarkılar olsun dedik ve
şarkıları seçip başladık. Çıkan sonuç oldukça güzeldi. 2 aranjör ile
çalıştım. Düzenlemeler bittikten sonra, “Bu kadar güzel bir çalışma
albüm olsun” dediler. O şekilde çıktı. İyi mi yaptık, gaza mı geldik
bilmiyorum ama şimdiye kadar özellikle ailelerden aldığım tepkiler çok
iyi. “Çocuğum albümü yatarken yastığının altına koyuyor”, diyen bir
dinleyici bana “İyi ki bu çalışmayı yapmışım” dedirtti.
Yeni bir albüm var mı yolda?
Çocukluğumdan beri şiir albümü ve kahramanlık türküleri albümü yapmak
idealim vardı. Bu iş için sadece niyetim var. Başka birşeyim yok…
İlerleyen zamanlarda ne gibi plânlarınız var proje kapsamında?
Üzerinde çalıştığımız bir proje var. Çocuk hakkında çalışma yapan tüm
kişi ve kurumları cem edecek bir organizasyon. Bu işim medya bölümü
hakkında çalışmalara başladık. Yavaş yavaş çemberi genişleteceğiz
inşaAllah. Hacivat ve Karagözü profesyonel olarak sahnelere taşımayı
hedefliyoruz. Yıllardan beri canlı performanslarımız oluyor ancak ciddi
bir ekiple, tüm geleneksel temâşa sanatı karakterlerimizi Hacivat ve
Karagöz'ün etrafında toplayıp ciddi tiyatro oyunları çıkarmayı
hedefliyoruz. Tabi bu iş için vâde veremiyorum.
Birçok internet sitesinde sizin için “Ölüm Sitesinin Yapımcısı” deniyor? Nedir bu ölüm sitesi?
Aslında tam anlamıyla böyle bir site yok. Cumamektubu.com sitesinde her
hafta birbirinden farklı konularda mesajlar yayınlıyoruz. E-posta
olarak da yolluyoruz. Ölüm ile alâkalı olan bölümleri çok dikkat çekici
oluyor. Takipçilerimizin bir isimlendirmesi yani.
Ölüm sitesi demişken aynı minvalde bir anımı da sizinle paylaşayım. Her
Cuma e-postanın yanı sıra SMS de atıyoruz. Ölüm ile alâkalı da oluyor
mâlum.
Bir hafta “Tehlikenin farkında mısınız? Ölüm yaklaşıyor…” diye bir
mesaj çektik. Siyasi parti liderlerinden tutun en sade vatandaşa kadar
herkese gidiyor. Birçoğu aradı mesajın hikmetini sordu. Ciddi bir bağ
var sms attığımız dostlarımızla aramızda. Sn Muhsin YAZICIOĞLU'da her
hafta sms ile karşılık verirken o hafta aramayı tercih etti. Kullandığı
cümleler ise oldukça önemliydi.
Nur Haktan kardeş. Biz Allah'tan korkarız… Allah'tan korkan ölümden
korkmaz, hangi tehlike…” demişti. Aradan çok uzun zaman geçmeden o elim
olay meydana geldi. Allah mekânını cennet etsin. Amin.
Size Bayburt'u anlatın desek… Nasıl anlatırsınız? Sizin için Bayburt ne ifade ediyor.
Sıla-i Rahîm,
Kale,
Çimmek,
Eşgi elma,
Şehid Osman ve Duduzar ziyaretleri,
Kalardı piknikleri,
Lor dolması,
Mecburiyet Caddesi,
Teneke Yağ, tuzlu peynir,
Uzun otobüs seyahatleri,
Kete,
Bir de çocukluğumdan hatırladığım nefes boruma kaçan ve beni feci şekilde öksürten leblebi tozu.
"Bayburt'a gittiğinizde illa ki dönmeden yap" dediğiniz şey nedir?
Şehid Osman ve Duduzar'ı ziyaret et.
Rıhtım'da çay iç.
Mutlaka büyüklerini git gör. Dualarını al.
İşadamlarımız Bayburt'a pek yatırım yapmıyorlar. Çok paranız olsa Bayburt'a ne yapardınız?
Sanai ve ticarete pek vâkıf değilim ama biliyorum ki iş imkânları
yeterli olsa Bayburt bu kadar göç vermezdi. O sebeple nüfusu koruyacak
ve canlandıracak bir yatırım ne olursa Bayburt için onu yapmak
isterdim. İnsanlar ‘Hayrât'ı sadece Cami ve Çeşme yapmak zannediyorlar.
İnsan için daha çok yatırım yapılmalı.
Yıllardır Dede Korkut Şölenlerinde sunuculuk yapıyorsunuz. Sizce organizasyon yeterli mi?
Dede Korkut Şölenleri Valiliğin yaptığı zamanlarda daha parlaktı. Zira
o zaman daha geniş imkânlara sahip bir yönetim vardı. İlim bütün
imkânları, belediye de dâhil kullanılıyordu. Şu an bütün yük
belediyenin üzerinde, o sebeple belediyenin işi zor. Bir de
organizasyonun genel koordinatörlüğünü yapan ekibin daha profesyonel
olması gerekir. Ekip çok önemli. Acaba Bayburt'un yerli halkından ne
kadar oranda katılım oluyor? Bu soruyu ciddi olarak sormak gerekiyor.
Bir genç olarak Bayburt'lu Gençlere ne söylemek istersiniz.
Hemen hemen her yaz geliyorum Bayburt'a. Bazen seviniyorum, bazen de
çok üzülüyorum. Küreselleşen dünyanın süslü aletleri Bayburt'un geniş
koruyucu kabuğunu paramparça etmiş ve gençler de bu düzenin kendilerine
dikte ettiği yaşam tarzı ve düşünce yapısını çoğu kez filtlerelemeden
kabul etmiş.
Önce Bayburtluluğun bize kazandırdığı şeyleri bir kez daha hatırlamamız
gerekiyor. Konuşma şeklimizden, yaşam tarzımızdan, aile yapımızdan ve
memleketimizden hicap duymanın aksine gururla sahiplenmeliyiz. Bu
memlekete ve ülkeye katacağımız daha çok değer var.
Bize zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederiz.
Asıl ben teşekkür ederim. Teveccühünüz ve nezâketinizden dolayı.
|
|
Facebook Resmi Sayfası
Nur Haktan
|